Posts tagged ‘notre-dame de paris’

August 18, 2014

Notre-Dame de Paris lyrics

Finally something I can post without an interlude on why I have been absent for almost a year now… I wanted to translate into Turkish the famous song “Belle” from the Notre-Dame de Paris musical for sometime now and last week I finally got to it. Credits go to the blissfully light workload of summer (Look who’s posting an entry again while at work!) and my post-vacation melancholia. While I was at it I thought I would throw in “Le Temps des Cathédrales” too, which suprisingly proved more difficult than “Belle.”

Belle

Quasimodo (Garou)

“Belle”
Sanki yalnız ona bahşedilmiş bir söz.
Güneşin altında salına salına dans ederken o,
Uçmak için kanatlarını açan bir kuş misali,
Yer yarılır ayaklarımın altında adeta,
Cehennem beni yutarcasına

Gözlerim kayıverir onun çingene entarisinin altına.
Bundan sonra Meryem Ana’ya dua etmek ne fayda?
Her kim
Onu taşlayacak olursa ilk
Haddine değil bu alemde yaşamak

Ey Şeytan!
Ah, bir kez olsun izin ver,
Gezdireyim parmaklarımı Esmeralda’nın saçlarında.

Frollo (Daniel Lavoie)

“Belle”
Yoksa Şeytan mı onda vücut bulan
Yolumu şaşırtmak için kadim Tanrı’dan?
Bu tensel arzuyla benliğimi zehirleyen
Gözümü almak için semadan?

İlk günahı üzerinde taşıyan onu
Arzulamak mücrim mi kılar beni?
Bir fahişe,
Bir hiç olan bu kızcağız
Ansızın sırtlanıverdi tüm insanlığın vebalini

Ey Meryem Ana!
Ah, bir kez olsun izin ver,
Esmeralda’nın bahçesine açılan kapıları aralamama.

Phoebus (Patrick Fiori)

“Belle”
İnsanı büyüleyen o kara gözlerine rağmen,
Küçük hanım hala bakire midir acaba?
Salındıkça beliriyor gözlerimin önünde
Mucizeler alacalı eteğinin altında.

Yârim, izin verin sadakatimi esirgememe
Sizinle sunağa yürümeden önce.
Kim
Gözlerini ondan alabilir ki?
Sonunda taş olmak varsa bile.

Ah, Fleur-de-Lys,
Ben inançlı bir adam değilim;
Gidiyorum Esmeralda’nın sevda çiçeğini koparmaya.

Quasimodo, Frollo, Phoebus

Gözlerim kayıverir onun Çingene entarisinin altına.
Bundan sonra Meryem Ana’ya dua etmek ne fayda?
Her kim
Onu taşlayacak olursa ilk
Haddine değil bu alemde yaşamak

Ey Şeytan!
Ah, bir kez olsun izin ver,
Gezdireyim parmaklarımı Esmeralda’nın saçlarında.

Esmeralda.

Le Temps des Cathédrales (Katedrallerin Çağı)

Gringoire (Bruno Pelletier)

Güzel şehir Paris’te
Geçiyor bu hikaye.
Yıl bin dört yüz seksen iki.
Konu aşk ve ihtiras.

Bizler, isimsiz sanatçılar,
Şairler, heykeltıraşlar
Niyet ettik anlatmaya sizlere
Gelecek asırlara diye.

Katedrallerin çağı başlamış,
Dünya adım atmış
Yeni bir binyıla.
İnsanoğlu ulaşmak istemiş yıldızlara,
Kendi destanını yazmak istemiş
Ya sırra ya taşa.

Asırlar boyu, günbegün
İzlemiş tutkuyla anbean
Yükselişini kulelerin
Alın teriyle inşa ettiklerinin.

Şairler, ozanlar
Aşk şiirleri okumuş,
Vaat etmiş tüm insanlığa
Daha güzel yarınlar.

Katedrallerin çağı terk edilmiş kaderine,
Bir barbarlar ordusu
Dayanmış şehrin kapılarına.
Bırakın girsin kafirler, eşkıyalar.
Dünyanın sonu gelecekmiş
İki bin yılında.
İki bin yılında.